
Ayşe Nil – Kaçıklık Diploması ve Uzmanlık
“Okuyacağınız her şey gerçektir… Anlatacağım olayların pek çoğunun tanıkları vardır… Ne kişi adları değiştirilmiştir ne de yer adları… Bence insanlar yaptıklarından utanmamalıdırlar. Utanılacak şeyleri ise yapmamalıdırlar”.
Ayşe Nil’in bu yapıtında Fransız La Paix Hastanesi’nde Suna Tanaltay ve Prof. Dr. Ayhan Songar’a kadar birçok ünlü kişiyi gerçek adlarıyla ve tanıklar önünde yaşanmış olayların içinde bulacaksınız. Ayşe Nil gittiği psikiatristlerle, birçok kez kapatıldığı hastanedeki soğuk, sevgisiz, özensiz ve çarpık ilişkileri sergiliyor.
İyileşme sürecinden bugüne kadar geçen zamandaki hikayesini de eklediği bu yeni genişletilmiş baskı, yazarın inanılmaz yaşam öyküsünü sizlerle buluşturuyor.
“O şoklardan sonra zaten pasifize oluyorsunuz, bembeyaz duvarlar insanı öldürüyor. Temel yanlış ise psikiatristlerde. Büyük bir bölümü işlerini ciddiye almıyor…”
__________________________________________________________
Bilir misiniz deliler dolanır ortalıkta?.. Bilir misiniz insanlar saklarlar onları kapı arkalarında!.. Onlar utançtır. Onlar yüz karasıdır. Bilir misiniz onlar insandır!.. Üstelik onlar sıcacık, sevecen, zeki, duygulu, duyarlı insanlardır. Onlar farklıdır başkalarından ve farklılıklarını toplumdan soyutlanarak öderler… Gelen bir tekme, bir çimdik atar, geçen de… Ey siz insanlar!… Bilir misiniz deliler, sıfırı tüketseler de kendilerine yönelik her şeyi algılarlar. Hatta belki de normal nisanlardan daha fazla…
Bundan sonra okuyacağınız satırların yazarı, yaşamıştır deliliği… Ama o iyileşecek kadar şanslı olmuştur. Ya iyileşmeden hep kapı ardında kalanlar?.. Onlara gönül borcum var. Delirmek o kadar kötü bir şey değil aslında. İnsan tüm takıntılarından, tüm tutkularından, tüm peşin yargılarından kurtulur. Ama ya kapatılmak? İşte korkunç olanı budur. Kendilerini, her neye göre akıllı sayıyorlarsa, akıllı sanan insanlar kapatır onları… Böylece kendi akıllılığının doyumsuzluğunu yaşarlar. Evet, onlar akıllıdırlar. Öyle olmasa ellerini, kollarını sallayarak gezebilirler mi?..
Deliliğin tüm acı sonuçlarına katlanmama karşın, hiçbir zaman “deli” olmaktan utanç duymadım. Deliliğimi sevmiştim ben. İnsan bir coşkuya kapılır, başlangıçta inanılmaz bir mutluluk sarar dört bir yanını.
Bir mutluluk sesi sardı beni
Kasımpatılarını taktım saçlarıma
Çınar yapraklarını
Astım tüm duvarlara
Gerçek değildi
Bir düştü bu besbelli
Gerçek yaşamda
Bunca mutluluğa izin vermezlerdi
Tamam yeni bir delilik nöbeti
Bu kitabı yazmaya karar verdiğim zaman, güldürü niteliği ağır basan bir çalışma ortaya çıkaracağımı düşünüyordum. Çünkü delilik gülünç bir şeydi. Ne demiş atalarımız: “Deliye her gün bayram.”
Ama çalışma ilerledikçe komedi yanı değil, trajedi yanı ağır basan bir eser çıktı ortaya. Gülünçlükler, buzdağının üstünde kalan kısmı gibiydi. Saklı kısım, gözlerden ırak olan kısım buzdağının altıydı. Yazarken kimi zaman güldüm. Ama size açıklıkla söyleyeyim ki, daha çok ağladım…
Okuyacağınız her şey gerçektir. Şunu belirtmem gerekir ki, bunlar tabii ki, benim gerçeklerimdir. Belli koşullarda tek bir gerçek vardır. Ama insanlar onu farklı farklı algılayabilirler. Algılama yanlışlarımın olabileceğini peşinen kabul etmek gerekir. Ama hiçbir kısım uydurulmamıştır. Belleğimin zorlandığı boşlukları doldurma çabası içinde hiç olmadım.
Anlatacağım olayların pek çoğunun tanıkları vardır. En büyük tanıklarım çocuklarımdır. Çünkü onlar benimle birlikte yaşamış ve delilik döneminin acılarına beraberce katlanmışlardır. Hatta bazı kişilere karşı benden acımasız davranmamı istemişlerdir. Bazı arkadaşlarımı defterden silmem gerektiğinde ısrar etmişlerdir. Bazıları içinse “Sen ne dersen de o bu eve giremez.” Diye tavır koyacak kadar ileri gitmişlerdir.
Ne kişi adları değiştirilmiştir ne de yer adları. Bence insanlar yaptıklarından utanmamalıdırlar. Utanılacak şeyleri ise yapmamalıdırlar. Deliler de duyguları, düşünceleri ve davranışlarıyla birer İNSAN’dır. Ve onlara da herhangi bir hastaya yaklaşıldığı gibi ilgi, sevgi ve şefkatle yaklaşılmalıdır. Bu çalışma bu konuda insanları biraz uyarabilirse “Yahu akıllanır da bir gün ona ettiklerimizi yazar ve yayınlarsa…” diye biraz dikkatli olmaya iterse ben görevini yapmış insanların gönül huzuru ile mutlu olacağım…
ŞAFAK ÜSTÜNE
Yorgun bir akşamı
Yıkadım ellerimle
Bezedim çiçeklerle
Yeniden başladım yaşamaya
Gülücükler gözlerimde
Ansızın açılıverdi perdeler
Şafak üstüne
Yazar : Ayşe NİL
Yayınevi : Akis Kitap
1. Baskı : Ekim 2005 İstanbul (Genişletilmiş Özel Baskı)
ISBN – 975-9129-04-3
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
pakko
Ver.io