iskender pala kitab-ı aşk

İskender Pala – Kitâb-ı Aşk

 

Gül gül dedi bülbül güle gül gülmedi gitti

Bülbül güle gül bülbüle yâr olmadı gitti

 

Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi.

Kitâb-ı Aşk’ın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya getirilmiştir. Bazıları farklı kitaplarımızda yayınlanan bu deneme ve öyküleri okurken bütün varlığımızı ve hatta varoluşu kuşatan aşkın yüzeysel, derin ve daha derin katmanlarında küçük yolculuklar yapacaksınız. Bu yolculuklar sırasında, duygularınızın gerçekte sizi nereye doğru götürdüğü, ayağınızı bağlayan tensel arzulardan sıyrılıp platonik veya mecazi aşka doğru kanatlandığınızda kendinizi yeniden keşfetmeye başlayacağınız noktayı da bulacaksınız. Orası, belki de sizin kendinizden vazgeçeceğiniz noktadır. Çünkü canına sevgili isteyen ile sevgili için can isteyen arasında hayat yolculuğunun ta kendisi gizlidir.

Mukaddime-i Aşk

  • Aşktır ki, Gerisi Vesairedir…

Aşk-ı İnsani

  • Sevgi Neydi?..
  • Göz Görünce Bir Kez Geriye Ne kalır?
  • Aşka Methiye
  • Aşk Yolunun Sonu Melekliğe Çıkar
  • Aşk, Sarmaşık Demektir
  • Aşk Yetenek İster
  • Sevgilinin Adını Dile Düşürmek
  • Gamze mi? Neuzübilleh!..

Aşk-ı Hayali

  • Önce Ruhları Yontmalı
  • Şakayık
  • Bülbül ile Aşık
  • Sevilenin Mutluluğu Sevenin Gayretiyledir
  • Feleğin Gözünü Kamaştırmak
  • Aşk Bir Düşüncedir

Aşk-ı İlahi

  • Mutlak Güzellik
  • Gönül Çalab’ın Tahtı
  • Daha Dün Gibiydi…
  • Gül Deyince Kalem Elden Düşüyor
  • Gözleri Yıkamalı, Başka Şekilde Görmeli
  • Aşk… Ezelde Bir Merhaba idi; Hâlâ ki Odur…
  • Kanadını Aşk Mumuna Yandıran Pervane

Hikâye-i Aşk

  • Pervanenin Kanatlarında
  • Söz-i Dil-Ârâ

 

Yazar       : İskender Pala

Yayınevi  : Alfa Yayınları

13. Baskı : Mart 2010

ISBN 978-975-297-598-9

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 pakko  Ver.io

ayşe nil kaçıklık diploması ve uzmanlık

Ayşe Nil – Kaçıklık Diploması ve Uzmanlık

 

“Okuyacağınız her şey gerçektir… Anlatacağım olayların pek çoğunun tanıkları vardır… Ne kişi adları değiştirilmiştir ne de yer adları… Bence insanlar yaptıklarından utanmamalıdırlar. Utanılacak şeyleri ise yapmamalıdırlar”.

Ayşe Nil’in bu yapıtında Fransız La Paix Hastanesi’nde Suna Tanaltay ve Prof. Dr. Ayhan Songar’a kadar birçok ünlü kişiyi gerçek adlarıyla ve tanıklar önünde yaşanmış olayların içinde bulacaksınız. Ayşe Nil gittiği psikiatristlerle, birçok kez kapatıldığı hastanedeki soğuk, sevgisiz, özensiz ve çarpık ilişkileri sergiliyor.

İyileşme sürecinden bugüne kadar geçen zamandaki hikayesini de eklediği bu yeni genişletilmiş baskı, yazarın inanılmaz yaşam öyküsünü sizlerle buluşturuyor.

“O şoklardan sonra zaten pasifize oluyorsunuz, bembeyaz duvarlar insanı öldürüyor. Temel yanlış ise psikiatristlerde. Büyük bir bölümü işlerini ciddiye almıyor…”

__________________________________________________________

Bilir misiniz deliler dolanır ortalıkta?.. Bilir misiniz insanlar saklarlar onları kapı arkalarında!.. Onlar utançtır. Onlar yüz karasıdır. Bilir misiniz onlar insandır!.. Üstelik onlar sıcacık, sevecen, zeki, duygulu, duyarlı insanlardır. Onlar farklıdır başkalarından ve farklılıklarını toplumdan soyutlanarak öderler… Gelen bir tekme, bir çimdik atar, geçen de… Ey siz insanlar!… Bilir misiniz deliler, sıfırı tüketseler de kendilerine yönelik her şeyi algılarlar. Hatta belki de normal nisanlardan daha fazla…

Bundan sonra okuyacağınız satırların yazarı, yaşamıştır deliliği… Ama o iyileşecek kadar şanslı olmuştur. Ya iyileşmeden hep kapı ardında kalanlar?.. Onlara gönül borcum var. Delirmek o kadar kötü bir şey değil aslında. İnsan tüm takıntılarından, tüm tutkularından, tüm peşin yargılarından kurtulur. Ama ya kapatılmak? İşte korkunç olanı budur. Kendilerini, her neye göre akıllı sayıyorlarsa, akıllı sanan insanlar kapatır onları… Böylece kendi akıllılığının doyumsuzluğunu yaşarlar. Evet, onlar akıllıdırlar. Öyle olmasa ellerini, kollarını sallayarak gezebilirler mi?..

Deliliğin tüm acı sonuçlarına katlanmama karşın, hiçbir zaman “deli” olmaktan utanç duymadım. Deliliğimi sevmiştim ben. İnsan bir coşkuya kapılır, başlangıçta inanılmaz bir mutluluk sarar dört bir yanını.

 

     Bir mutluluk sesi sardı beni

     Kasımpatılarını taktım saçlarıma

     Çınar yapraklarını

    Astım tüm duvarlara

     Gerçek değildi

     Bir düştü bu besbelli

     Gerçek yaşamda

     Bunca mutluluğa izin vermezlerdi

     Tamam yeni bir delilik nöbeti

 

Bu kitabı yazmaya karar verdiğim zaman, güldürü niteliği ağır basan bir çalışma ortaya çıkaracağımı düşünüyordum. Çünkü delilik gülünç bir şeydi. Ne demiş atalarımız: “Deliye her gün bayram.”

Ama çalışma ilerledikçe komedi yanı değil, trajedi yanı ağır basan bir eser çıktı ortaya. Gülünçlükler, buzdağının üstünde kalan kısmı gibiydi. Saklı kısım, gözlerden ırak olan kısım buzdağının altıydı. Yazarken kimi zaman güldüm. Ama size açıklıkla söyleyeyim ki, daha çok ağladım…

Okuyacağınız her şey gerçektir. Şunu belirtmem gerekir ki, bunlar tabii ki, benim gerçeklerimdir. Belli koşullarda tek bir gerçek vardır. Ama insanlar onu farklı farklı algılayabilirler. Algılama yanlışlarımın olabileceğini peşinen kabul etmek gerekir. Ama hiçbir kısım uydurulmamıştır. Belleğimin zorlandığı boşlukları doldurma çabası içinde hiç olmadım.

Anlatacağım olayların pek çoğunun tanıkları vardır. En büyük tanıklarım çocuklarımdır. Çünkü onlar benimle birlikte yaşamış ve delilik döneminin acılarına beraberce katlanmışlardır. Hatta bazı kişilere karşı benden acımasız davranmamı istemişlerdir. Bazı arkadaşlarımı defterden silmem gerektiğinde ısrar etmişlerdir. Bazıları içinse “Sen ne dersen de o bu eve giremez.” Diye tavır koyacak kadar ileri gitmişlerdir.

Ne kişi adları değiştirilmiştir ne de yer adları. Bence insanlar yaptıklarından utanmamalıdırlar. Utanılacak şeyleri ise yapmamalıdırlar. Deliler de duyguları, düşünceleri ve davranışlarıyla birer İNSAN’dır. Ve onlara da herhangi bir hastaya yaklaşıldığı gibi ilgi, sevgi ve şefkatle yaklaşılmalıdır. Bu çalışma bu konuda insanları biraz uyarabilirse “Yahu akıllanır da bir gün ona ettiklerimizi yazar ve yayınlarsa…” diye biraz dikkatli olmaya iterse ben görevini yapmış insanların gönül huzuru ile mutlu olacağım…

 

         ŞAFAK ÜSTÜNE         

         Yorgun bir akşamı

         Yıkadım ellerimle

         Bezedim çiçeklerle

         Yeniden başladım yaşamaya

         Gülücükler gözlerimde

         Ansızın açılıverdi perdeler

         Şafak üstüne

 

Yazar        :    Ayşe NİL

Yayınevi  :    Akis Kitap

1. Baskı    :     Ekim 2005 İstanbul (Genişletilmiş Özel Baskı)

ISBN – 975-9129-04-3

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 pakko  Ver.io

Daybreakers (Vampir İmparatorluğu)

Spierig Kardeşler, gelecekte geçen bilimkurgu, gerilim filmi “Vampir İmparatorluğu”nda vampirleri yepyeni bir noktaya götürüyor.

Takvimler 2019’u göstermektedir. Gizemli bir salgın yeryüzünü kasıp kavurmuş, dünya nüfusunun çoğunluğunu vampire dönüştürmüştür. İnsan ırkı artık tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan ikinci sınıf bir türdür. Vampirler tarafından avlandıkları ve soyları tükenesiye dek çiftlik hayvanı gibi beslendikleri için gizlenmek zorundadırlar. Şimdi her şey, insan kanıyla beslenmeyi reddeden vampir araştırmacı Edward Dalton’ın elindedir. Dalton vampirlerin açlığını gidererek kalan az sayıda insanın hayatını kurtaracak, kana alternatif bir maddeyi mükemmelleştirmeye çalışmaktadır. Ama zaman ve umut tükenmektedir ta ki Ed, kendisini sarsıcı bir tıbbi buluşa götüren sağ kalmış insan Audrey’yle karşılaşana dek. Bu sayede gerek insanların gerek vampirlerin, uğrunda ölecekleri bir bilgiyle donanan Ed’in insan ırkının kaderini belirleyecek savaşta kendi ırkına karşı mücadele vermesi gerekecektir.

Yönetmen :Michael Spierig, Peter Spierig

Oyuncular : Harriet Minto Day, Jay Laga’aia, Damien Garvey, Allan Todd, Gabriella Di Labio

Tür : Aksiyon / Dram / Korku

Yapım : ABD, 2009

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

Eyvah Eyvah

Eyvah Eyvah

Sezonun en iddialı, en komik filmlerinden biri ekranların ve sahnelerin en eğlenceli iki isminden geliyor: Demet Akbağ ve Ata Demirer

Hüseyin, Trakya’nın bir köyünde ninesi ve dedesiyle büyüyen bir delikanlıdır. Hayatta iki büyük aşkı vardır: Klarnet çalmak ve Müjgan! Tam Müjgan’la da müzikle de hayatı mutlu mesut devam ederken, hiç beklemediği bir olay onu köyünden ayırır. Seyircinin kahkahalarla izleyeceği macerasında Hüseyin’e İstanbul’da önce klarneti destek olacaktır sonra da şarkıcı Firuzan. İstanbul’un gece klüplerinde fırtına gibi esen ve albümü için heyecanla çalışan Firuzan’ın hayatı rengarenk ve bir o kadar da karışıktır. Hüseyin’le tanışınca ise hayatına hem kahkaha hem macera dahil olacaktır.

Yönetmen :Hakan Algül

Oyuncular : Ata Demirer, Demet Akbağ, Salih Kalyon, Özge Borak Şakrak, Bican Günalan, Tanju Tuncel

Tür : Komedi

Yapım : Türkiye, 2010

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

Nine

Nine

1960’ların dünyaca ünlü yönetmeni Guido Contini için hayat her zaman bir sirk gibi olmuştur… ama şimdi hareketli ve kışkırtıcı, çarpıcı müzikal NINE’da böylesi bir hayattan kaçamamaktadır.

Muhteşem filmler yapmasıyla meşhur ve birçok kişinin peşinde koştuğu Guido, bol miktardaki yaratıcı yetenekleri ve hararetli aşk hayatı aynı anda zıvanadan çıkarak ansızın çöküntüye uğrayınca, büyük bir merakla beklenen dokuzuncu filmi ITALIA’nın yapımından vazgeçmek üzeredir. Çevresi dudak uçuklatan kadınlarla – baştan çıkarıcı metresi Carla , sadık karısı Luisa, ilham perisi Claudia, kostüm tasarımcısı ve sırdaşı Lilli, Vogue dergisinden cilveli bir muhabir çocukluğundan kalma eğitici ve öğretici bir fahişe ve sevgili annesi dolu olan Guido, dibe vurmaya doğru yaklaşırken ilham ve muhtemel bir kurtuluşun peşindedir. Bir çıkar yol bulunca, “Nine” filmi Guido’nun şeytanlarını alt edip “Motor!” demek zorunda kalacağı ana git gide yaklaştıkça Roma’daki Cinecitta Stüdyoları’nın tarihi 5. Set’i, Guido’nun en canlı arzuları, hatıraları ve rüyalarıyla aydınlanır – hareketli ve coşkun müzikal fantezilere dönüşür.

Yönetmen :Rob Marshall

Oyuncular : Daniel Day Lewis, Marion Cotillard, Penélope Cruz, Nicole Kidman, Judi Dench, Kate Hudson, Sophia Loren

Tür : Dram

Yapım : ABD, Italya, 2009

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

Deli Dumrul Kurtlar Kuşlar Aleminde

Taşlama özelliği taşıyan ve delikanlı güldürüsü olarak tasarlanan üçlemenin ilk filmi olan “Deli Dumrul Kurtlar Kuşlar Alemi”, 12 yıl suçsuz yere hapishanede yatan Durul’un çıktıktan sonra “Deli Dumrul” oluşunun trajikomik hikayesini anlatıyor.

Durul aslında özü sağlam, geleneksel değerlere sahip, milliyetçi, mert, yiğit, yardımsever, içi dışı aynı olan bir delikanlıdır ama yıllar önce sokak arasında tanımadığı ağır yaralı birine yardım etmek isterken suç üstüne kalır. Cezasını doldurduğunda artık eğitim çağı geçmiş, meslek sahibi olamamış yani “hayatı ıskalamış” biridir artık. İçeride tek öğrendiği şey “Delikanlılık Raconu”dur. Adı da “Katil”e çıkmış ve bunun bedelini de peşinen ödemiştir zaten. O halde bu hayatta var olabilmek için bu sermayeyi kullanmak farz olmuştur. Güçlüler tutmuşsa eğer köşeleri ve oyunun kuralı bu ise köşelerin kesiştiği yerlerdeki her köprünün başında artık Deli Dumrul’a rastlayacaklardır.

Yönetmen :Oğuz Yalçın

Oyuncular : Emir Benderlioğlu, Sema Öztürk, Tarık Papuççuoğlu, Mustafa Üstündag, Arzu Yanardağ, Nurhan Yılma

Tür : Komedi

Yapım : Türkiye, 2010

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

Hadise’nin Yeni Video Klibi

Hadise’nin yeni video klibi albümle aynı adı taşıyan “Kahraman” şarkısına geldi.

Hadise’nin Pasaj Müzik etiketiyle yayınlanan ilk Türkçe albümünün “Evlenmeliyiz” den sonraki yeni video klibi albümle aynı adı taşıyan “Kahraman” şarkısına geldi.

Söz ve müziği Sinan Akçıl’a ait olan Kahraman’ın video klibi Şenol Korkmaz yönetmenliğinde Belçika’da çekildi. Görüntü yönetmenliğini Brecht Goyvaerts’ın yaptığı klip karmaşık olmayan öykü yapısı ile güzellik ve duygusallık üzerine yoğunlaşılarak hazırlandı.

Arka planda sadece destekleyici sanatsal bir evrenin yaratıldığı klipte Hadise’nin duyguları samimi bir şekilde anlatılıyor.

“Herkesin hayatında bir kahraman vardır bence… Belki de bazıları hala arıyordur. Anneniz, babanız, öğretmeniniz, en iyi arkadaşınız ya da sevgiliniz olabilir kahramanınız.

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

Demir Demirkan Yeni  Klip Çekti

Demir Demirkan’ın yeni maxi single çalışması “Öfkem Ve Ben” bu hafta müzikseverlerle buluşacak.

Türkiye’nin önde gelen sanatçılarından, besteci, söz yazarı, prodüktör ve yorumcu Demir Demirkan’ın yeni maxi single çalışması “Öfkem Ve Ben” Pasaj Müzik etiketi ile 2010 Mart ayının ilk haftasında müzikseverlerle buluşacak.

Albümde yer alan söz ve müziği Demir Demirkan’a ait “Aşktan Öte” isimli akustik parçanın video klibi Burak Ertaş yönetiminde çekildi.

Eski bir tiyatro sahnesinde görüntülenen klipte Demirkan’a özel kostümlü model Didem Soydan ve Polonyalı manken Anya modern dans ve tango figürleriyle eşlik etti

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 sense2  Ver.io

erkek kadından ne bekler

Erkek Kadından Ne Bekler?

Eşler çoğu zaman, karşı cinsin özelliklerini bilmemekten dolayı aşırı ve yersiz beklentilere kapılır, sıkıntı duyarlar. Bu sıkıntıların sonucu olarak, kadınlar kocalarından; kocalar da kadınlarından şikâyet eder dururlar.

Bu şikâyetler kadınlar için genellikle şu cümlelerle ifade edilir:
• “Beni sevdiğini söylemiyor!”
• “Alışkanlıklarını değiştirmiyor?”
• “Benimle ilgilenmiyor!”
• “İsteklerime karşılık verdiği yok!”
• “Bana da aileme de değer verdiği yok!”
• “Beni dinlemiyor!”
• “Benimle hiç konuşmuyor ya da çok az konuşuyor!”
• “Beni aşağılıyor!”

Erkekler de hanımlarından şikâyetlerini genellikle şu cümlelerle dile getirirler:

• “Onu hiç memnun edemiyorum!”
• “Beni hep tenkit ediyor!”
• “Sadece kendini düşünüyor!”
• “Beni kölesi gibi görüyor!”
• “Sürekli hesap soruyor!”
• “Beni yönetmeye kalkışıyor!”

Bu cümleler de gösteriyor ki, herkes karşısındakine kendi penceresinden bakıyor. Davranışları; erkekler “erkeksi mantık”la; kadınlar da “kadınsı duygular” ile yorumluyorlar. Sonuçta iki taraf da birbirini anlamıyor. Hâlbuki farklı tavır ve beklentiler, çoğu zaman doğuştan getirilen özelliklerden kaynaklanır. İletişim ve beklentilerdeki farklılıkları da kadın ve erkeğin kendine has olan bu yapısal farklılığı çerçevesinde anlamaya çalışmak gerekir.

Not: Bu kitap daha önce “Kadın Dövmenin Faydaları” adıyla yayınlanmıştır.

Yazar      : Psikiyatr Dr. Hamdi Kalyoncu

Yayınevi : Popüler Kitaplar

Baskı      : İstanbul, 2006

ISBN 975-9019-00-0

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 pakko  Ver.io

Ahmet Ümit – Kavim

ahmet ümit kavim

Ahmet Ümit – Kavim

Cinayetle Gerçekleşen Adalet, Adalet Değildir!

 

Genzini yakan koku uyandırdı onu. Bu kokuyu tanıyordu. Yıllarca kapalı kalmış bir kilisenin kokusu. Kilisede yakılan kandillerin, ufalanan taşların, eriyen mermerin, çürüyen ahşabın, yıpranmış sayfaların, küflenen cesetlerin kokusu. Dehşete düşmesi gerekirdi ama sadece çevresine bakındı. Usulca kımıldayan siyah bir leke gördü. Biçimsiz, belirsiz bir leke… Simsiyah bir siluet… Gülümsedi lekeye.

“Mor Gabriel” diye mırıldandı.

Leke yaklaştı, yaklaşınca insan cismine bürünüverdi. Siyahlar içinde bir insan. O insan başucuna geldi, kulağına fısıldadı.

“Beni tanıdın mı?”

“Mor Gabriel” diye mırıldandı yine. Ağzından Mor Gabriel sözcükleri dökülürken, müziği duydu; derinden, çok derinden gelen bir ayin müziği. Bilmediği bir dilde yinelenen tutkulu bir mırıltı, kendinden geçmiş birinin söylediği bir tekerleme. Aynı anda haçı fark etti. Gümüşten bir haç. Adam haçı elinde mi taşıyordu, yoksa göğsünde mi, anlamaya çalışırken, boşluğu ikiye bölen bir parıltı yandı söndü. Bir acı hissetti. Parıltı yeniden yandı söndü, acı kayboldu, bütün bedenine bir rahatlık yayıldı, ses uzaklaştı, önce odadaki renkler silindi, sonra o siyah leke kayboldu, sonra oda, sonra da ışık…

________________________________________________________________

Suçu önlemek için suçluyu yakalamanın, adaleti sağlamak için yasayı uygulamanın hiçbir işe yaramadığını karşılaştığım yüzlerce olayda bire bir yaşayarak öğrendim. Keşke öğrenmemiş olsaydım diyorum çoğu zaman, keşke yalan da olsa dünyada adalet diye bir şeyin var olduğuna inanabilseydim. Ama inanamıyorum. Çünkü insan denen bu tuhaf yaratığı kötülükten uzak tutacak ne bir güç var, ne de bir yasa.

“Ahmet Ümit, Türkiye’de seçkin edebiyat düzeyinde polisiye roman kaleme alan ilk yazardır. Ondan önce de kriminal roman yazan birçok tanınmış yazar vardı, ancak onların çoğu kanlı Amerikan polisiyelerini andıran hikâyeleri edebiyat kalıbına uydurmaktan ileriye gidememişlerdi. Ahmet Ümit ülkesinde özgün polisiye romanlar yarattı ve dünya çapında bir yazar oldu.”

Prof. Jens Peter Laut

Frciburg Üniversitesi, Oryantalist-Şarkiyat Uzmanı

 

Yazar       : Ahmet Ümit

Yayınevi  : Doğan Kitap

20. Baskı : Eylül 2009

ISBN 978-975-991-455-4

VN:F [1.7.2_963]
Rating: 8.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.7.2_963]
Rating: 0 (from 0 votes)
  • Share/Bookmark
 pakko  Ver.io